• Tarih: 18.03.2012 Saat: 20:56
  • Haberi Yazdır
Ülkücülerin Hasretle Beklediği FilmÜlkücülerin, 12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasında yaşadıkları belgesel oldu.

Ülkücülerin, 12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasında yaşadıkları
 belgesel oldu.

6 Nisan'da vizyona girecek olan belgesel özellikle idam ve işkence sahneleriyle dikkat çekiyor...
 
ÜLKÜCÜLER İLK KEZ KENDİLERİNİ ANLATACAK
 
Siyah Türk Yapım Şirketi, 1980 darbesi öncesinde ve darbe sonrası cezaevi sürecinde Ülkücüleri konu olan bir belgesel film çekti. 6 Nisan'da vizyona girecek filmin yapımcıları Bilal Kalyoncu ve Arif İlke.
 
"ÜLKÜCÜLER"
 
Filminin yapımcısı Bilal Kalyoncu, filmin çerçevesini "Ülkücülerin 12 Eylül'le ilk görsel hesaplaşması" olarak çiziyor. "1980 öncesinden 1991'e kadar ülkücülerin tarihini ele aldık" diyen Kalyoncu'ya göre bu dönemde Ülkücü hareket, Türkiye'deki bütün unsurlar açısından kapsayıcıydı.
 
Kalyoncu'ya göre Ülkücülük, 80 öncesi bir yaşam felsefesi. Bu yaşam felsefesi Türk Milletine ait olan bütün değerleri, kültürel öğeleri kapsamaktadır. Ülkücüler de bu değerlere ait olan herşeyi korumakla yükümlü kişilerdir.
 
Arif İlke ise Ülkücü Hareketin bir ırk hareketi gibi gösterilmesinin tamamen yanlış olduğunu ifade ediyor.
 
"1980 öncesi ve sonrası on binlerce Kürt kökenli vatandaşımız Ülkücü Hareketin içerisinde, Türk Milletini millet yapan değerlere hizmet etmiş, bu uğurda cezaevlerine düşmüşlerdir. Örneğin, Hikmet Tekin bir Kürt, bir Ülkücü olarak Bingöl Belediye Başkanı seçilmiş ve şehit edilmiştir. 1980 öncesi Türkeş Diyarbakır'da, Van'da, Bingöl'de yüz binleri ellerinde Türk bayraklarıyla yürütmüştür"
 
Film'de Gün Sazak, İlhan Darendelioğlu, Dursun Önkuzu, Mustafa Pehlivanoğlu ve Ali Bülent Orkan gibi simge ülkücü şehitlerin de hikâyelerine yer verilmiş.
 
Bilal Kalyoncu'ya göre Halil Esendağ ve Selçuk Duracak'ın koşarak İdama gitmeleri, hak'ka yürümeleri belleklerden yıllarca silinemeyecek sahneler...
 
Herkesin merakla beklediği film 6 Nisan'da Sinemalarda... Peki ya sonrası? Arif İlke gişeden daha büyük bir hedeflerinin olduğunu söylüyor:
 
"Umuyoruz ki bu film sonunda yanlış doğruya, ezber olan gerçeğe dönsün! Tüm Türkiye Ülkücüleri gerçekleri ile yargılasın..."
 
Bilal Kalyoncu'ya göre Ülkücüler Filmi, dünyaya sol gözü ile bakan medya tarafından kurulan ve Ülkücüleri acımasız bir şekilde yargılayan engizisyon mahkemesini ortadan kaldıracak...
 
Vizyona girdiğinde büyük tartışmalar yaratacak olan filmi yapımcıları Arif İlke ve Bilal Kalyoncu anlattı:Ülkücüler bunca saldırıya rağmen hep sustu...
 
En çok işkence görenlerden olmalarına rağmen hiç anlatmadılar...
 
Peki, niye sustular?
 
Filmin yapımcıları İlke ve Kalyoncu ülkücülerin işkence altındaki yıllarını böyle anlattı:

 
Arif İlke: Ülkücüler hep sustu, çünkü devletlerini ve milletlerini çok sevdiler... İdama yürürken bile yaşasın beni asan devletim demekten gurur duydular. Onların derdi devlet değildi, onların derdi düzenleydi, bu düzenden beslenen vampirlerleydi... Bu sebeple "Yaşasın devlet, yıkılsın düzen dediler". Ancak Ülkücülerin bu suskunluğunu fırsat bilen şer zihniyetler, savaş taktiklerini stratejik bir kısma, Ülkücülerin hiç bulunmadığı medya alanına çektiler.
 
Yıllardır ağırlıklı olarak görsel ve yazılı alanları ellerinde bulunduran dünyaya sol gözü ile bakan zihniyet, bu toprakların imali olmayan düşünceleri ile yaptıkları çalışmalar doğrultusunda Türk toplumunu değerlerinden dolaylı yollardan uzaklaştırmıştır. Türk Milleti başka toplulukların zihniyet elbiselerini giyinmek zorunda bırakılmıştır. Bu sinsi yöntemler ile geçmişte kullandıkları anarşist kimliklerinden kendilerini kurtarmak istemişlerdir. Dönemin en çok zülüm gören, Anadolu'nun yağız delikanlıları olan ülkücüler, yapılan bu çalışmalar ile itibarsızlaştırmak istenmiştir. Yalan yanlış, gerçek tarihten yoksun düşünceler ve çalışmalar ile toplumumuz ülkücülere karşı kışkırtılmış, olumsuz bir ülkücü tipi ve algısı zihinlerde üretilmiştir. Ellerinde bulundurdukları sinema sektörü ile Deniz Gezmiş gibi vatan ve millet düşmanlarını halk kahramanı haline getirmişlerdir. Bu sayede de, bu gibi karakterlerin kişisel malzemelerini(parka, ayakkabı çakmak gibi..)kapitalist bir sektör oluşturmuş ve inanılmaz para gücüne ulaşmışlardır. Bu ihanetleri olumsuz somut yaklaşımları da sinema yöntemi ile toplumumuzun vicdanında meşru hale getirmişlerdir.
 
Süleyman Özmen'in Fatih, Dursun Önkuzu'nun Bilal-i habeş, Gün Sazak'ın bir Abdulhamid olduğunu görmediler...
 
Bilal Kalyoncu: Oysaki ülkücüler kırk yıl önce hangi söylem ve pratik içerisinde ise bugünde aynı tavrını korumaktadır. Ülkücüler, Türklük bedenimiz İslamiyet ruhumuz dediklerinden dolayı faşist damgası yemişlerdir. Hâlbuki onlara faşist diyenler, Ülkücülerin Osmanlının mirasçısı olduklarını unuttular... Ülkücülerin Tarihteki tüm Türk hanedanlarının uzantısı olduklarını görmediler... Ülkücü hareketin referansı Fatih'tir, Alparslan'dır, Türk tarihinin derinlikleridir. Çanakkale'de verilen mücadele ne ise, Sütçü imamın attığı kurşun ne ise, İstiklal harbi ne ise ülkücü harekette o'dur. Kurtuluşun reçetesi ve her dönemin milli refleksidir. Süleyman Özmen'in Fatih, Dursun Önkuzu'nun Bilal-i habeş, Gün Sazak'ın bir Abdulhamid olduğunu görmediler... Alparslan Türkeş'in Atilla'dan ne farkı vardı o günlerde... Hepsi modern haçlılarla savaştı, Türk'ün ve İslam'ın sancağı oldular ve şehit düştüler...
 
Toplumumuzun arasına Berlin duvarı örenler bunları hiç görmedi, göremezdi...
 
Arif İlke: Ülkücü camia, her zaman hoşgörünün zirvesinde geniş bir gönül hareketi oldu... Bu sebeple Arap'ı, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i tartışılmaz bir gerçekte birleştirdi... Allah davasında... Toplumumuzun arasına Berlin duvarı örenler bunları hiç görmedi, göremezdi... Onların gönül gözü kapalıydı, merhametleri tükenmişti... Ülkücü hareket Allah'ın ve Resulünün ve yüce kitabının davasını savunmaktadır. İdama yürüyen Pehlivanoğlu'nun "Mustafalar ölür, Allah davası ölmez" cümlesi aslında her şeyi özetlemektedir.
 
İşte bizler de bu gerçekleri görerek düşüncelerimizi pratiğe geçirdik.
 
Bu sebeple bizim için manevi değeri ölçülemez bir eser ortaya çıkardık... İnşallah 6 Nisan'da da Türk Milletinin huzuruna çıkaracağız...
 
ÜLkücüler Filmi çağımıza seslenen bir nasihat olacaktır.
 
Bilal Kalyoncu: Orhun hitabelerinin Türk milletine verdiği nasihat ne ise, Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e verdiği nasihat ne ise, Ülkücüler Filmi de çağımıza seslenen nasihat olacaktır.

Kültür - Sanat
Yorum Ekle
Bu Haber İçin Henüz Bir Yorum Yapılmadı - İlk Yorumu Siz Yapmak İstermisiniz
Diğer Kültür - Sanat Haberleri
ZİYERETÇİ SAYACI
Pazartesi 3087 Cuma 2916
Salı 2961 Cumartesi 2763
Çarşamba 1833 Pazar 3132
Perşembe 3165 Toplam 3079897
Şuan Sitemizde Online 52 Kişi Var
2006-2016 © Kars Haberleri
Haber İhbarı için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz
7/24 İrtibat Telefonumuz : 0505 448 76 00 Alexa